Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 375
» Son Üye: Johnpaul
» Toplam Konular: 131
» Toplam Yorumlar: 1,190

Detaylı İstatistikler

Son Aktiviteler
CELALETTİN PERU’DA TEDAVİ...
Forum: Tedavi Olduğunuz Doktorlarınız / Tüp Bebek Merkezleri
Son Yorum: Gökyüzü
Dün, Saat: 17:44
» Yorumlar: 468
» Okunma: 127,692
Kemoterapi kaynaklı azosp...
Forum: Kemoterapi
Son Yorum: ugurfg
21-04-2019, Saat: 20:24
» Yorumlar: 12
» Okunma: 1,906
Mikrotese mi? MESA mı? Az...
Forum: Hikayeleriniz / Tedavi Durumlarınız
Son Yorum: Ebasalih
20-04-2019, Saat: 12:46
» Yorumlar: 6
» Okunma: 505
KAAN AYDOS’TA TEDAVİ OLAN...
Forum: Tedavi Olduğunuz Doktorlarınız / Tüp Bebek Merkezleri
Son Yorum: Gökyüzü
19-04-2019, Saat: 18:47
» Yorumlar: 146
» Okunma: 40,511
Azosperm ve Tedavi Baslan...
Forum: Hikayeleriniz / Tedavi Durumlarınız
Son Yorum: Gökyüzü
19-04-2019, Saat: 00:16
» Yorumlar: 5
» Okunma: 131
EMRE BAKIRCIOĞLU’NDA TEDA...
Forum: Tedavi Olduğunuz Doktorlarınız / Tüp Bebek Merkezleri
Son Yorum: Gökyüzü
15-04-2019, Saat: 22:32
» Yorumlar: 20
» Okunma: 2,863
Ovitrelle 250 mcg/0.5 ml
Forum: Azospermi Tedavisinde Kullanılan İlaçlar
Son Yorum: Gökyüzü
13-04-2019, Saat: 18:12
» Yorumlar: 12
» Okunma: 2,373
Fostimon iğneyi vurmak
Forum: Tedavi Önerileri ve Faydalı Bilgiler
Son Yorum: Gurses123
11-04-2019, Saat: 11:46
» Yorumlar: 2
» Okunma: 105
bazı terimlerin anlamı ko...
Forum: A'dan Z'ye Kısırlık Terimleri
Son Yorum: Gurses123
09-04-2019, Saat: 14:26
» Yorumlar: 4
» Okunma: 278
Sperm çıkışı olması için ...
Forum: Tedavi Önerileri ve Faydalı Bilgiler
Son Yorum: Umut
03-04-2019, Saat: 13:45
» Yorumlar: 1
» Okunma: 261

 
  Azosperm ve Tedavi Baslanmasi
Yazar: Ahmt1320 - 18-04-2019, Saat: 13:12 - Forum: Hikayeleriniz / Tedavi Durumlarınız - Yorumlar (5)

Herkese merhaba azosperm oldugumu ogreneli birkac ay oldu ve tedaviye baslamadan once hata yapmamak adina ve pisman olmamak icin arastirma yapiyorum. Hicbir ilac igne vs kullanmadim tese veya mikrotese vs olmadim sizce nereden ve nasil baslamam lazim. Degerlerim bu sekilde fsh 13 lerde total testestoron 260 larda kucukken hastalik vs gecirmedigimi ogrendim, yumurtalik boyutlarinin kucuk oldugu soylendi muayane yapan doktorlar tarafindan. Son 2 sperm testinde 1. Testte 2 hareketsiz sperm bulundu ama 2. Testte hic cikmadi ( bu testler detayli olandan degildi) Yardimlarinizi tecrubelerinizi eksik etmezseniz sevinirim. Herkese Allah kolaylik versin.

Bu konuyu yazdır

  Fostimon iğneyi vurmak
Yazar: Gurses123 - 10-04-2019, Saat: 15:52 - Forum: Tedavi Önerileri ve Faydalı Bilgiler - Yorumlar (2)

Arkadaşlar Fostimon iğneye başlayacağım bugün fakat bir saati var mıydı iğnenin ya da ovitrelle gibi hep aynı saatte vurmak falan gibi bir durum söz konusu mu?

Bu konuyu yazdır

  bazı terimlerin anlamı konusunda yardım eder misiniz?
Yazar: Gurses123 - 05-04-2019, Saat: 18:55 - Forum: A'dan Z'ye Kısırlık Terimleri - Yorumlar (4)

iyi akşamlar arkadaşlar. Anlayamadığım terimler var sperm testlerinde yazan yuvarlak hücre, lökosit hücre ve immatur germ ne anlama geliyor, Yardimci olabilir misiniz?

Bu konuyu yazdır

  Sperm çıkışı olması için ideal Hormon değerleri nelerdir?
Yazar: ACİLSERVİS - 02-04-2019, Saat: 11:42 - Forum: Tedavi Önerileri ve Faydalı Bilgiler - Yorumlar (1)

Azospermi Hastalarında Sperm çıkışı olması için ideal Hormon değerleri nelerdir?  




Bu konuyu yazdır

  Mikrotese mi? MESA mı? Azospermi’de Yeni Bir Umut mu Doğuyor?
Yazar: SABIRIZAZİM - 25-03-2019, Saat: 20:31 - Forum: Hikayeleriniz / Tedavi Durumlarınız - Yorumlar (6)

Bu konu başlığı  Mikrotese ve MESA operasyonu geçirip başarı elde edenlerin hikayelerini paylaşmaları adına açılmıştır.

Bu konuyu yazdır

  Çikolata Kisti( Endometriozis ) Belirtileri neler dir ? Tedavi ?
Yazar: ier - 17-03-2019, Saat: 20:35 - Forum: Kadın İnfertilitesi - Yorum Yok

Hastaların en fazla yakındığı belirti adetler sırasında aşırı ağrı olmasıdır. Bu ağrıların giderek artan bir düzeni bulunmaktadır. Bu ağrının sebebi hastalık odaklarında salgılanan prostaglandin denilen maddelerin yaptığı etkiyle rahimde kasılmaların olmasıdır. Fakat ortaya çıkan ağrının şiddeti hastalığın derecesine bağlı değildir. Oldukça hafif endometriozis kadında şiddetli ağrılara sebep olurken, ileri derecede olan endometriozis hafif bir ağrıya neden olabilir. Fakat ağrıların erken başlaması ve uzun sürmesi endometriozis hastalığının ileri evrede olduğuna işaret eder. Ağrının tipik göstergesi adet kanamasından birkaç gün önce başlaması ve adet kanaması süresince devam etmesidir.


Adet kanaması başladığında, ağrının seviyesi en üst düzeyde olur. Bu ağrıların normal ağrı kesicilere yanıt vermemesi de belirgin bir özelliktir. Adet ağrılarının beraberinde hastada kronik kasık ağrısı, bel ağrısı gibi yakınmalar olabilir. Ağrıların bacaklara bile yayılımı söz konusu olabilir.

Çikolata kisti hastalarda cinsel ilişkide ağrıya sebep olan bir etkendir. Bu sorunu olan hastaların çoğunluğunda kanama sorunu olmaz. Adet kanaması öncesinde kahverengi lekelenmelerin olması çikolata kisti için, tipik özelliktir.

Hastaların çoğunluğu çocuk sahibi olmadıkları için doktora giderler. Kısırlık sorunu olan kadınların % 10-20 kadarında değişik seviyelerde endometriozis bulunur. Fakat kısırlık ve endometriozis arasındaki bağlantı tam olarak anlaşılmış değildir. Henüz hafif ve orta seviyede olan çikolata kistinin kısırlığa neden olduğu hakkında belirsizlik vardır. Çikolata kistinin kısırlığa neden olmasıyla ilgili kabul gören teoriye göre, hastalığı pelvis boşluğunda inflamasyona neden olup, burada bazı maddelerin salınmasına ve bu etkiyle folikül ve yumurta gelişiminde olumsuz etkiler yaptığı düşünülür.

Karın zarında salınan maddelerin sperm ve yumurtanın birleşmesi, tubal fonksiyon ve embriyonun rahim içine implante olmasında olumsuz etkilerin olacağı ileri sürülür. Bu konudaki başka bir düşünceye göre, hafif derecede olan kistlerin kısırlık etkisi yapmadığıdır. Bu gruptaki hastalarda olan kısırlığın sperm kalitesinin kötü olması, ovulasyon bozukluğu ya da sebebi açıklanamayan kısırlık gibi etkenlerden olduğu kabul edilir. Bu etkenlere çikolata kisti eşlik etmektedir.

Şiddetli endometriozis hastalığı ise, kadındaki kısırlığın bilinen bir sebebidir. Hastalık nedeniyle oluşan yapışıklıklar, anatomik bozukluklar, kadının üreme sistemindeki normal işleyişi bozup fertilizasyon sorunlarının yaşanmasına neden olur. Dokularda yapışıklık olmasa da, kistler normal ovulasyonu bozduğundan kısırlık nedeni olurlar.

Endometriozis ( çikolata kisti ) tedavisi


Hastalığın kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Kistler için yapılan tedavilerde ağrıyı gidermek ve kadındaki kısırlığı yok etmek amaçlanır. Bunu gerçekleştirmek için tıbbi ve cerrahi tedaviler kullanılır. Tıbbi tedavilerin prensibi hastalığın östrojene bağımlı olmasına dayanır. Kadında menopoz ve hamilelik çikolata kisti oluşumunu engelleyecek doğal durumlardır. Bu yüzde tıbbi tedavilerde bu doğal durum taklit edilir. Çikolata kisti üzerindeki östrojen etkisi kaldırılarak, olmaması gereken yerde yerleşen endometrial dokunun baskılanmasına çalışılır.
Gebelikteki durumun taklit edilmesi için, doğum kontrol hapları, menopozun taklidi için danazol ya da GnRH analoğu ilaçları kullanılır. Tedavi 3-6 ay devam ettirilerek, kandaki östrojen seviyesi menopoz dönemindeki düşük haline getirilir. GnRH analog tedavisi ayda bir kez yapılan enjeksiyonlarla uygulanan yüksek maliyetli bir tedavidir. Bunun uzun süreli kullanımı kemik erimesi, ateş basması gibi yakınmalara neden olacağından, östrojen ilaçlarıyla birlikte uygulanabilir. Bu uygulamanın tezat olduğu düşünülse de, buradaki amaç östrojen seviyesini çikolata kistini baskılayacak kadar vermek ve kemik erimesini önleyecek kadar yüksek aralıkta tutmayı sağlamaktır.
Bu tıbbi tedavilerin hastalardaki ağrıyı giderebildiği, ancak kısırlık üzerinde etkili olmadığı görülmüştür. Bu yüzden kısırlığı olan hastalara tıbbi tedavi tavsiye edilmez. Cerrahi tedavi şiddetli endometriozis durumunda tercih edilir. Bu tedavi laparoskopik teknikle uygulanır. Genellikle bu şekilde tedavi edilen hastaların % 50 kadarı 6 ay içinde doğal yollarla gebe kalabilir. Hem ağrıların dindirilmesinde, hem de kadının üreme potansiyelinin arttırılmasında etkili bir yöntemdir. Gebe kalamayan kadınlarda ise, yardımcı üreme yöntemleri uygulanabilir.

Bu konuyu yazdır

  Çikolata Kisti (Endometriozis) Nedir Nasıl oluşur ?
Yazar: ier - 17-03-2019, Saat: 20:33 - Forum: Kadın İnfertilitesi - Yorum Yok

Çikolata Kisti (Endometriozis) neden oluşur?

Bu hastalığın hangi faktörlerin etkisiyle oluştuğu kesin olarak bilinmemektedir. Bunun neden oluştuğu hakkında çeşitli teorilere dayanılır. Bunların arasında en fazla kabul görmüş olanlardan biri, kadınların kalıtsal açıdan buna yatkın olduğu ve karın içindeki bazı yüzeylerde ya da dokularda olan hücrelerdeki yapısal değişiklik nedeniyle rahim içi dokusu gibi davranmasıdır. Diğer bir teoride ise, rahim içindeki dokunun fallop tüpleri yardımıyla karın içine taşınmasıdır. Bu retrograd mesturasyon teorisi yani olabilmesi mümkün ve mantıklı teori olarak kabul edilir.


Endometriozis ( çikolata kisti ) kimlerde daha sık görülür?

Üreme çağında olan kadınların hastalığı olarak kabul edilen endometriozis, belirti göstermeden bile her kadında gelişebilir. Toplumdaki kadınların tümü değerlendirildiğinde % 3-5 oranında etkili olan hastalık, çocuk sahibi olmakta zorlanan kadınlarda ise % 40 oranında etkili olmaktadır. Ailesinde birinci derecedeki yakınlarında endometriozis tanısı olan kadınlar ise, bu konuda 7 kat fazla risk altındadır. Hastalık nadir olarak menopoza giren kadınlarda ve genç yaştaki kadınlarda etkili olabilir. Bunun çok ender olarak erkekleri de etkilediği görülmüştür.

Endometriozis ( çikolata kisti ) neden oluşur?

Bu hastalığın hangi faktörlerin etkisiyle oluştuğu kesin olarak bilinmemektedir. Bunun neden oluştuğu hakkında çeşitli teorilere dayanılır. Bunların arasında en fazla kabul görmüş olanlardan biri, kadınların kalıtsal açıdan buna yatkın olduğu ve karın içindeki bazı yüzeylerde ya da dokularda olan hücrelerdeki yapısal değişiklik nedeniyle rahim içi dokusu gibi davranmasıdır. Diğer bir teoride ise, rahim içindeki dokunun fallop tüpleri yardımıyla karın içine taşınmasıdır. Bu retrograd mesturasyon teorisi yani olabilmesi mümkün ve mantıklı teori olarak kabul edilir.

Uterus içinde olan ve her ay gebeliğe ev sahibi olacak şekilde hazırlanan, gebelik gerçekleşmediği zaman yeteri kadar hormon desteği alamaması yüzünden adet kanaması şeklinde dökülen hücre tabakası endometrium adıyla tanımlanır. Bu hücreler vücutta sadece rahimde bulunmaktadır. Olağan dışı bir durumla, vücudun doğal dengesinin bozulmasıyla bu hücrelerin rahim dışında yer alamsı halinde endometriozis hastalığı meydana gelir. Bu hastalık odakları en fazla rahme ve tüplere yakınlığıyla yumurtalıklarda olur. Bunun dışında rahim arkası boşluğu olan Douglas boşluğunda, vajenle bağırsağın son bölümü arasında, tüplerin çevresinde ya da üstünde, bağırsağın yüzeyinde, rahmi tutan bağlarla mesane üzerinde, karın zarının üzerinde, cerrahi yara yerlerinde, dikişli doğumlarda açılmış kesilerde, nadiren burun zarı, göbek deliği gibi uzak dokularda görülebilir. Odaklar % 75 oranla yumurtalıklarda etkili olurlar. Bu şekilde çikolata kisti denilen kistik yapılar meydana gelir.

Rahim iç dokusu adet döngüsü sırasında her ay kalınlaşıp, belirli bir sürede kanayarak dış dünyaya atılan hücrelerden oluşur. Bu dokunun rahim dışında herhangi bir bölgeye yerleşmesi halinde, rahimde gösterdikleri eylemleri aynen devam ettirirler. Dokunun buralarda kalınlaşmasının ardından, kanamayla buradan uzaklaştırma eylemi gerçekleşir. Yani rahim dışında aynen adet döngüsünü işletirler. Rahimde bu eylemlerin gerçekleşmesi sırasında, atık hücrelerin vajinadan dışarıya atılması mümkündür. Ancak bu doğal denge hastalık odaklarının yerleştiği bölgelerde mümkün olmamaktadır. Buralarda kapalı bir sistemin içinde eylemler gerçekleşir. Bu daha çok yumurtalıklarda olduğundan, ilerleyen zamanlarda dokular kistik yapıların oluşmasına yani çikolata kistlerini meydana getirir. İç kanamaların olması nedeniyle, iç bölgelerde zamanla yapışıklıklar ve bunlarla birlikte bazı belirtiler oluşur. İç kanamaların miktarı az olduğundan, kadın için yaşamsal bir tehlike arz etmez.

Bu konuyu yazdır

  Azospermi direk mikro tese hiçbir şey yapmadan doğrunun?
Yazar: Emvertunca - 15-03-2019, Saat: 22:15 - Forum: Tedavi Önerileri ve Faydalı Bilgiler - Yorumlar (3)

Arkadaşlar en son 2016 da spermogram testi verdim tüm hormonlarim normal fakat FSH 21 . Spermogram da 0 sperm çıktı testis boyutum normal .7 yıllik böbrek nakilliyim Steroid ilaçlar kullanıyorum.bir tüp bebek merkezi bana direk mikro tese dedi ne gen testi ne kromozom testi istedi.esimi benden önce ilaçlar verilmeye başlandı.urolog a kromozom testi sordum o bir işe yaramaz dedi senin yakınlarını ilgilendirir dedi sizce ne yapmam lazim.bu konuda beni bilgilendirirmisiniz

Bu konuyu yazdır

  hangi doktora güvenelim
Yazar: alya1985 - 13-03-2019, Saat: 11:24 - Forum: Tedavi Olduğunuz Doktorlarınız / Tüp Bebek Merkezleri - Yorumlar (5)

ben hangi doktora güveneceğimizi bilmiyorum hepsi bu işi ticarete dökmüş hiçbiri yenilikleri takip ediyim hastalrıma yardımcı oluyum derdinde değil hepsi ameliyat ediyim paramı alıyım derdinde düşünmekten çıldırıcam yokmu gerçekten bize yardımcı olucak bir doktor neden hepsi para peşinde önce güven verip sonra yerlebir ediyorlar bilindik bir kaçtane doktordan başka doktor yok onlarda para peşinde açıkcası allah bize yerdım etsin gerçekten

Bu konuyu yazdır

  Hipogonadizm
Yazar: Umut - 26-02-2019, Saat: 23:23 - Forum: Hipogonadotropik Hipogonadizm - Yorum Yok

Erkeklerde testislerin testosteron ve sperm üretimindeki yetersizlik, kadınlarda ise overlerin ovum (yumurta) ve östrojen üretimindeki yetersizlik olarak tanımlanır. İlk etapta cinsiyete göre erkek ve kadın hipogonadizmi olarak tanımlansa da cinsiyet farkı olmadan primer ve sekonder olarak ikiye ayrılabilir. Primer hipogonadizm erkekte testisin kadında ise overin yetersizliği nedeni ile gelişen bir problem olup hipofizden bunu kontrol eden hormonlar olan FSH ve LH düzeyinin artması ve problemi olan organlarda erkekte testislerin testosteron, kadınlarda overlerin östrojen salgılayamaması nedeni ile testosteron ve östrojen düzeylerinin çok düşük olması ile karekterizedir. Sekonder hipogonadizmde ise hipofiz bezinde problem olup FSH ve LH salgılanamaz. Bu değerler düşük olunca hedef organlardan testis testosteron, over östrojen üretemez. Tüm hormon düzeyleri böylece düşük olarak saptanır. Bu hastalar beklenen şekilde ergenliğe giremezler. Ergenliğe geç giren kişilerde (pubertas tarda) ile bulgular karışabilir. Ancak pubertas tarda olanlar bir süre sonra ergenliğe girerken hipogonadlar ergenliğe hiçbir şekilde girmezler. Takip olmazsa genellikle 20-25 yaşlarından sonra durumun farkına varılır.


Hipogonadizmin en sık rastlanan nedenleri:
1) Primer hipogonadizm
a) Klinefelter sendromu (Erkekte fazladan bir kromozomu vardır. 47, XXY)
b) Turner sendromu (Kadında bir X kromozomunun olmaması, 45, X0)


2) Sekonder hipogonadizm
a) Kallman sendromu (Koku almada problem ve işitme kusuru vardır)
b) Hipofiz hastalıkları
*Makroadenomlar

*Hemokromatoz
*Aşırı kortikosteroide maruz kalma
*Prolaktin yüksekliği
 
Hipogonadizmde sık görülen bulgular:
Güçsüzlük
Halsizlik
Azalmış seksüel fonksiyon
İyilik halinde düşme
Depresyon
Osteoporoz ve kırıklar
Erkekte yüz ve vücut kıllarında azalma
Kadınlarda adet görmeme ve göğüslerde küçüklük
Erkeklerde seste incelme, göğüslerde büyüklük (jinekomasti), testis ve penis küçüklüğü


Tanı:
Sekonder seks karakterlerinin durumu (Erkekte yüz ve vücud kıllanması, kadınlarda göğüs gelişimi gibi)
Dış genital muayene (testis, penis, vajen, labiumlar)
Serum FSH, LH düzeyleri
Testis ve over fonksiyonlarının değerlendirilmesi; testesteron ve östradiol üretimi, sperm sentezi, kadınlarda adet düzeninin değerlendirilmesi
Diğer hipofiz hormonlarının düzeyleri
Testislerin ve overlerin görüntülenmesi(Ultrasonografi, BT, MR)
Hipofiz ve hipotalamik bölge görüntülenmesi(BT, MR)


Kaynak: http://www.sinancaglayan.com/hipogonadizm

Bu konuyu yazdır