Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 496
» Son Üye: M.Ali
» Toplam Konular: 145
» Toplam Yorumlar: 1,449

Detaylı İstatistikler

Son Aktiviteler
CELALETTİN PERU’DA TEDAVİ...
Forum: Tedavi Olduğunuz Doktorlarınız / Tüp Bebek Merkezleri
Son Yorum: M.Ali
Dün, Saat: 19:16
» Yorumlar: 579
» Okunma: 256,723
FMF &CFTR
Forum: Genetik
Son Yorum: fisebil_25
17-10-2019, Saat: 00:49
» Yorumlar: 0
» Okunma: 109
Hormonlar ve Sperm Üretim...
Forum: Tedavi Önerileri ve Faydalı Bilgiler
Son Yorum: Umut
06-10-2019, Saat: 22:11
» Yorumlar: 1
» Okunma: 218
Kafayı Yemek Üzereyim
Forum: Hikayeleriniz / Tedavi Durumlarınız
Son Yorum: umutisigim
03-10-2019, Saat: 19:35
» Yorumlar: 3
» Okunma: 295
Sertoli Cell Only Sendrom...
Forum: Hikayeleriniz / Tedavi Durumlarınız
Son Yorum: Hamit
02-10-2019, Saat: 09:30
» Yorumlar: 20
» Okunma: 7,130
Fsh reseptorlerinde bozuk...
Forum: Tedavi Önerileri ve Faydalı Bilgiler
Son Yorum: Hamit
02-10-2019, Saat: 09:17
» Yorumlar: 2
» Okunma: 264
Tecrübeli arkadaşlara öze...
Forum: Hikayeleriniz / Tedavi Durumlarınız
Son Yorum: Gurses123
24-09-2019, Saat: 11:03
» Yorumlar: 2
» Okunma: 386
Azosperm ve Rosi Nereden ...
Forum: Hikayeleriniz / Tedavi Durumlarınız
Son Yorum: Umut
23-09-2019, Saat: 22:18
» Yorumlar: 2
» Okunma: 340
MENİ MİKTARI ARTTIRMAK İÇ...
Forum: Tedavi Olduğunuz Doktorlarınız / Tüp Bebek Merkezleri
Son Yorum: Umut
19-09-2019, Saat: 15:12
» Yorumlar: 1
» Okunma: 463
AZOSPERMİ DE TEDAVİYE NER...
Forum: Tedavi Önerileri ve Faydalı Bilgiler
Son Yorum: Umut
19-09-2019, Saat: 14:49
» Yorumlar: 55
» Okunma: 11,101

 
  FMF &CFTR
Yazar: fisebil_25 - 17-10-2019, Saat: 00:49 - Forum: Genetik - Yorum Yok

genetik testlerde ortaya çıkan kistik fibroz veya fmf taşıyıcılığı ile alakalı   tedavi sürecinde olanlar   gelişmeleri buradan paylaşabilirler mi

Bu konuyu yazdır

Lightbulb Hormonlar ve Sperm Üretimi
Yazar: Umut - 06-10-2019, Saat: 22:09 - Forum: Tedavi Önerileri ve Faydalı Bilgiler - Yorumlar (1)

Hormon Salgı Bezleri
Hormonlar hipotalamus, hipofiz, tiroid, pineal bez, pankreas, sürrenal (böbreküstü) bezi, yumurtalık ve testislerde yapılır ve salgılanır. Bundan başka beyinde, bağırsaklarda da hormon üretimi olmaktadır.
Hormon üretildiği hücreden etki edeceği dokuya (hedef dokuya) taşınması gerekir.
Hormonların adlandırılması genellikle ilk bulundukları dokuya veya major etkilerine göre yapılmıştır. Ancak, günümüzde aynı hormonun farklı dokularda üretildiği bilinmektedir.

I. HİPOTALAMUS
Hipotalamus beyinde bulunan bir organımızdır ve bazı hormonlar salgılar. Beyinde hipotalamus dışındaki bölgelerde sinirler arasında haberleşmeyi sağlayan ve tıp dilinde nörotransmitter adı verilen hormonlar vardır. Hipotalamus 4 gram ağırlığındadır.
Hipotalamus, önbeyin ve beyin sapı arasında iç organlar, hormonlar ve davranışlarımızın kontrol edildiği çok yoğun sinirsel ağların bulunduğu önemli bir geçiş bölgesidir. Hipotalamusta 20’den fazla çekirdek vardır ve her birinin ayrı görevi vardır.
Hipotalamusun esas görevi, vücudun metabolik olarak dengede kalmasını sağlamaktır. Bu nedenle hipotalamus kan basıncı, vücut ısısı, sıvı-elektrolit dengesi ve vücut ağırlığını ayarlar.
Hipotalamustan bazı hormonlar salgılanır ve bunların görevi hipofizden hormon salgılanmasını sağlamaktır.

Bu hormonlara düzenleyici hormon veya faktör denir. Bunlar:
1.GnRH (gonadotropin salgılatıcı hormon): Hipofizden FSH ve LH hormonlarını salgılatır
2.GHRH (Growth hormon salgılatıcı hormon): Hipofizden büyüme hormonu (diğer adı growth hormon) salgılatır
3.TRH (TSH salgılatıcı hormon): Hipofizden TSH hormonu salgılatır.
4.CRH (Kortikotropin salgılatıcı hormon): Hipofizden ACTH hormonu (diğer adı kortikotropin) salgılatır)
5.PİH (Prolaktin inhibe edici hormon): Buna dopamin adı da verilir. Hipofizden prolaktin salgılanmasını önler
6.Somatostatin: Hipofizden salgılanan büyüme hormonu ve TSH hormonunun salgılanmasını önler. Somatostatin ayrıca pankreastan, bağırsak içindeki zardan (mukoza), tiroid bezindeki parafolliküler C hücrelerinden de salgılanır. Büyüme hormonu dışında insülin, glukagon, gastrin, sekretin gibi birçok hormonun salgılanmasını önler. 
7.Oksitosin
8.Antidiüretik hormon (ADH).

II. HİPOFİZ
Hipofiz bezi, kafatasının ortasında, bulunduğu yer olarak her iki gözün arasında, burnumuzun üst kısmının arkasında bulunan kemiğin içerisinde bulunan bir bezdir. Ağırlığı ortalama 600 mg kadar olup kuru fasulye gibi oval, simetrik, kırmızı-kahverengi renktedir. Kadınlarda erkeklerden biraz daha büyüktür.
Bu bez iki kısımdan oluşur ve ön kısmına ‘’ön Hipofiz’’ veya tıp dilinde adenohipofiz denir. Arka kısmına ‘’arka hipofiz’’ veya tıp dilinde posterior hipofiz denir. Ön bölüm hipofizin %75-80’nini oluşturur.
Ön Hipofizden 6 tane hormon salgılanır. Bu hormonlar sayesinde vücudumuzda bulunan diğer salgı bezleri çalışır ve onların hormon yapmasını sağlar. Yani hipofiz bezi bir orkestra şefi gibi vücuttaki tüm salgı bezlerini kontrol eder.
Ön hipofizden salgılanan hormonlar şunlardır:
1.FSH (Follikül stimüle edici hormon)
2.LH (lüteinize edici hormon)
3.Prolaktin (süt salgılatıcı hormon)
4.Büyüme Hormonu veya diğer adıyla Growth Hormon
5.ACTH (Adrenokortikotropik hormon)
6.TSH (tiroid stimüle edici hormon)
Arka hipofizden salgılanan 2 hormon vardır:
1.ADH (anti-diüretik hormon) veya diğer adı vazopressin
2.Oksitosin

III. PİNEAL BEZ
Melatonin hormonu beyinde bulunan pineal bez ismindeki bir bezden salgılanır. Pineal bez 100-150 mg ağırlığındadır. Pineal bez salgıladığı melatonin ile vücudun gece gündüz farklılıklarına uyum göstermesini sağlar.
Melatonin hormonu pineal bezde triptofan aminoasidinin serotonine, onun da melatonine dönüşmesiyle oluşur. Melatonin hipotalamusta bulunan suprakiazmatik nukleusun kontrolü altında çalışır.

IV. TİROİD BEZİ
Tiroid bezi boynumuzun ön tarafında bulunan bir organımızdır. Tiroid bezinin görevi tiroid hormonlarını üretmek, depolamak ve gerektiğinde kana vermek ve böylece metabolizmamızı ayarlamaktır.
Tiroid bezi küçük bir bezdir; 15-20 gram kadar ağırlığı vardır ve bir ceviz büyüklüğündedir. Boynun ön tarafında cildin altında bulunur ve kelebek şeklindedir. Kelebeğin kanatları sağ ve sol lob olarak adlandırılırken, bu iki lobu birleştiren ortadaki kısma istmus adı verilir. Her lob 4 cm uzunluğunda ve 1-2 cm enindedir.
Tiroid bezi adem elması denen nefes borusu çıkıntısının (gırtlak) tam arkasındadır ve yutkunmakla aşağı yukarı hareket eder. Doktorlar muayene sırasında bu nedenle yutkunmanızı isterler. Tiroid Bezi T3 ve T4 hormonu salgılar.

V. PARATİROİD BEZLERİ
Paratiroid bezleri tiroid bezinin arkasında ve yapışık olarak bulunur ve 4 adettir. İki tanesi yukarıda iki tanesi aşağıdadır. Bir paratiroid bezinin ağırlığı en fazla 70 mg kadardır ve boyutu 6x5x2 mm kadar, yani oldukça küçüktür.
Paratiroid bezinden paratiroid hormonu salgılanır. Paratiroid hormonu kandaki kalsiyum düzeyine göre salgılanır. Kanda kalsiyum düşük ise paratiroid hormonu salgılanır ve bu hormon böbrek ve kemiklere direkt olarak etki ederek ve bağırsaklara dolaylı yoldan etki ederek kan kalsiyumunu yükseltir. Kanda kalsiyum yüksek ise paratiroid hormonu az salgılanır.
Kanda kalsiyum ayarlanmasında böbreğin de önemli rolü vardır. Paratiroid hormonu böbrekte D vitamininin aktif hale gelmesine (1, 25 (OH)2D3) katkıda bulunur. Böbrekten süzülen kalsiyumun geri alınmasında paratiroid hormonunun etkisi vardır.
Paratiroid hormonu kemiklere etki ederek kemiklerden kalsiyum ve fosforun ayrılmasını sağlar. Paratiroid hormonu ayrıca D vitamini yoluyla barsaklardan kalsiyum emilimini de artırır. Paratiroid hormonu böbreklerden kalsiyum emilimini artırırken idrarla fosfat atılımını artırır.
Kalsiyumun vücutta, yani kanda, bir dengede tutulmasında iskelet, bağırsaklar, böbrek, paratiroid hormonu ve D vitamininin önemli rolü vardır. Normal erişkin bir kişide diyetle alınan günlük kalsiyum miktarı 1000 mg kadardır. Böbreklerden her gün 10 gram kalsiyum geçer ve bunun 100- 300 mg kadarı idrarla atılır. Kalsiyum esas olarak iskelet kemiklerinde depo edilir ve iskeletimizde yaklaşık 1000 gram kalsiyum bulunur.

VI. BÖBREK ÜSTÜ BEZİ-ADRENAL BEZ-SÜRRENAL BEZLER
Böbreküstü bezleri veya diğer adıyla adrenal bezler her iki böbreğin üst kısmına yerleşmiş yaklaşık 3-4 gram ağırlığında olan bezlerdir. Adrenal bezlerin ‘’korteks’’ denen dış kısmı ve ‘’medulla’’ denen iç kısmı vardır. Medulla denen iç kısımdan adrenalin ve noradrenalin hormonları üretilir. Korteks denen dış kısımdan ise kortizol, aldosteron, DHEA ve testosteron gibi hormonlar üretilir.
Böbreküstü bezi bu hormonları yapmak için kanda bulunan kolesterolü kullanır. Kolesterolün adrenal bez tarafından alınması ve hormonların yapımını hipofiz bezinden salgılanan ACTH hormonu uyarır.

VII. TESTİS
Testisler sperm üretmeye yaradığı gibi erkeklik hormonu olan testosteron da salgılarlar. Sperm oluşumu ve testosteron salgılanması hipofizden salgılanan FSH ve LH hormonları tarafından kontrol edilir.
Normal erişkin bir erkekte her bir testis 20 gram ağırlığında ve 4.5x3x2.5 cm boyutlarında ve 15-30 ml hacmindedir. Testisler ergenliğe girmeden önce 2 cm uzunluğunda ve 2 ml kadardır. Ergenlikle birlikte hacmi artar ve 16-19 yaşında erişkin volümüne ulaşır. Yaşlanma ile boyutları değişmez.
Testislerin % 90’nını seminifer tübüller denen ve içinde spermin yapıldığı tüp şeklindeki yapılar oluşturur.
Testislerde bulunan ve Leydig hücresi adı verilen hücreler testosteron üretir. Beyinde bulunan hipotalamus hipofize ne kadar testosteron ütetileceğini bildirir. Bu amaçla hipotalamustan GnRH hormonu salgılanır ve bu hormon hipofize gelir. GnRH hormonu hipofizden FSH ve LH hormonunun salgılanmasını sağlar. Hipofizden salgılanan LH hormonu leydig hücresinden testosteron salgılanmasını artırırken hipofizden salgılanan FSH hormonu seminifer tübüllerde sperm üretimini sağlar. Salgılanan testosteron ise hipofizden LH salgılanmasını azaltır.

VII. OVER-YUMURTALIK
Erişkin bir kadında yumurtalıklar sağda ve solda olmak üzere 2 tanedir ve her biri ortalama 7 gram civarındadır. Yumurtalıklar oval şekilli olup boyutları 2-5x1,5-3x0.6-1.5 cm civarındadır.
Yumurtalıktan salgılanan başlıca hormonlar östrojen, progesteron ve androjen denen hormonlardır ve hepsi de kolesterolden yapılır. Bu hormonların yumurtalıktan salgılanabilmesi için hipofizden FSH ve LH hormonlarının yeterli ve düzenli olarak salgılanması gerekir.
Salgı bezi ve hastalıklarını ENDOKRİN UZMANLARI tedavi eder.

Kaynak: http://www.profdrsaitgonen.com/index.php...a%C4%9Flar.

Bu konuyu yazdır

  Kafayı Yemek Üzereyim
Yazar: aaaaaa - 30-09-2019, Saat: 20:52 - Forum: Hikayeleriniz / Tedavi Durumlarınız - Yorumlar (3)

Arkadaşlar yaklaşık 20 gün önce azospermi olduğumu öğrendim. O günden beri dünyam başıma yıkıldı resmen. Eşimle yaklaşık 5 aydır çocuk yapmaya çalışıyoruz ancak bir gelişme olmuyordu. Doktora gittim. Önce elle muayenede daha sonra ultrasonda grade 4 varikosel tespit ettiler. Doktor bir de sperm testi istedi. Sonuç azospermi. Testten sonra doktorun yanına tekrar gittim. Kesinlikle varikosel ameliyatı olmam gerektiğini söyledi. Daha sonra da 3 aylık aralarla tekrar sperm testi yapacaklarını ve sonuç değişmezse, tese yöntemiyle sperm bulmaya çalışacaklarını söyledi.  Eşime söyleyemedim, daha doğrusu hiç kimseye söyleyemedim. Eşim cinsel performansım yüzünden bende bir sorun olabileceğini aklına bile getirmiyor, kendisinde bir sıkıntı olduğunu düşünüyor. Bir kaç kez jinekoloğa da gitti ama her seferinde bir sıkıntı olmadığını söylediler. Ne yapacağımı nasıl yapacağımı hiç bilmiyorum. Bu hastalığın tedavisi var mıdır ? Nerden başlamak gerekir ? Varikosel, azosperminin sebebi midir ? Ameliyat olup varikoselden kurtulduğum takdirde azospermiden de kurtulur muyum ? Yardımlarınızı bekliyorum. 15 gündür geceleri uyuyamıyorum, psikolojim bozuldu. Haberi aldığımdan beri ereksiyon problemi de yaşamaya başladım. Bunların yanı sıra Antalya'da tedavi olabileceğim, tavsiye edeceğiniz bir üroloji uzmanı var mıdır ? Şimdiden teşekkür ediyorum.

[/url][url=https://eksiup.com/p/qz212309uhaj]spermtesti

Bu konuyu yazdır

  Fsh reseptorlerinde bozukluk
Yazar: umutisigim - 27-09-2019, Saat: 18:28 - Forum: Tedavi Önerileri ve Faydalı Bilgiler - Yorumlar (2)

Merhaba forumda bütün konuları okudum.Benzer bir durumla karşılaşmadığım için yeni konu açmaya karar verdim.celalettin hocayla tedaviye başlamadan önce fsh değerim 9.91 di.ovitrella iğnelerle kan değerlerini sıfırlayacağını söyledi.3 ay sonra kontrole gittiğimizde fsh , lh tan gerideydi celalettin hoca fsh reseptorleri bozuk dedi. aslında ikiside sıfırdı ama fsh 0.24 lh 0.45 ti.Benim anlamadığım nokta şu iğnelerden sonra mı fsh reseptoru bozuldu.çünkü en başta bozuk değildi.çok yüksekte değildi.sperm üretimi için en gerekli hormon fsh dedi hoca.Bizim durumumuzda olan var mı??

Bu konuyu yazdır

  Tecrübeli arkadaşlara özel bir sorum olacak
Yazar: Gurses123 - 23-09-2019, Saat: 17:26 - Forum: Hikayeleriniz / Tedavi Durumlarınız - Yorumlar (2)

Arkadaşlar ekim ayında tam bir yılım dolacak, ilaçlarım bitkisellerim iğnelerim hep devam ettim, gelişmelerim oldu çok şükür. Biraz özel olacak belki ama sizlerle artık sırdaş dost olduk. Yumurtalıklarımda sızlamalar var bir süredir. Sızlama gibi ağrı gibi bir şeyler hissediyorum. Acaba bu spermlerde hareketlenme olduğunun belirtisi olabilir mi yoksa kuruntu mu yapıyorumdur, ne dersiniz?

Bu konuyu yazdır

  Azosperm ve Rosi Nereden Başlanmalı?
Yazar: Sinop257 - 23-09-2019, Saat: 11:32 - Forum: Hikayeleriniz / Tedavi Durumlarınız - Yorumlar (2)

İyi günler dilerim. Aranıza yeni katıldım. Biz evlilikte eşimle 6 yılımızı bitirdik. İlk senenin sonunda çocuk olmayınca tedaviye başladık. Eşimde bir sorun yoktu ancak ben sperm testi sonucu azosperm olduğumu öğrendim. Bir üniversitede öncesinde hiçbir tedavi görmeden TESE ameliyatı geçirdim ve sonuç başarısızdı. 2016 yılında Şişli Memorial'de tedavi başlattık. Bir yıla yakın iğne desteği ile ph dengesi sağlandıktan sonra 2017 yazında MİCRO-TESE oldum ama sonuç yine başarısız oldu. Ameliyat raporumda "Sağdan ve soldan yüzeyel ve derin toplam 21'er adet tubül örneği alındı. Alınan örneklerde nadir germ hücresi izlendi ancak matür spermatozoa saptanmadı." yazmaktaydı. Özetle iki TESE sonrası da çocuk sahibi olamadık. Recai Pabuççu ve ekibinin ROSİ tekniğini duyunca içimizde küçük bir umut yeşerdi. Şimdi Ankara Centrum hastanesine başvuru yapmak istiyoruz. Ama öncesinde kendi adıma illaki bir tedavi gerekli. Şu an Rosi tedavisi gören kimse var mı ya da bu hastane hastane hakkında bilgisi olan, en önemlisi bizim durumumuza fayda sağlayacak en iyi doktor hangisi olur? Kaan Aydos, Ahmet Hakan Haliloğlu....

Bu konuyu yazdır

  MENİ MİKTARI ARTTIRMAK İÇİN NE YAPMALI
Yazar: Vol1 - 15-09-2019, Saat: 23:46 - Forum: Tedavi Olduğunuz Doktorlarınız / Tüp Bebek Merkezleri - Yorumlar (1)

Selam...Benim sperm tahlilimde meni miktarı 1.5 veya en fazla 2 çıkıyor. Miktari çoğaltmak için neler yeyip içtiniz.Sonuç alıp bu konuda denedikleriniz ne varsa paylaşabilir misiniz...

Bu konuyu yazdır

Exclamation Önemli Duyuru! - Site Yedeklemesi
Yazar: ACİLSERVİS - 14-09-2019, Saat: 09:24 - Forum: Site ile ilgili Öneriler - Şikayetler - Duyurular - Yorum Yok

Merhaba arkadaslar,
Sitemizin Yedekleme/Guncellestirme asamasında problem yasadık ve sitemiz malesef 7 gun (7 Eylul) geriye gitmis oldu. 
Buna bağlı olarak bu bir hafta icersinde varsa açtığınız konular veya yorumlarınız silinmiş oluyor. 
Onemli buldugunuz yorumlarınızı tekrar yazabilir konularınızı acabilrsiniz.

Anlayışınız için tesekkür ederiz.

Bu konuyu yazdır

  Azosperm hastasımıyım bilmiyorum. Ne yapmalıyım bilgi rica ediyorum.
Yazar: Mylove - 17-06-2019, Saat: 00:50 - Forum: Tedavi Olduğunuz Doktorlarınız / Tüp Bebek Merkezleri - Yorumlar (7)

Merhaba sevgili arkadaşlar, geçirdiğim bir kaza sonucu yaklaşık 33 yıldır boyundan aşağı felçliyim ve yazıyı size sağ elimdeki %20 lik güç ile yazıyorum. 

Sevgili arkadaşlar, yaklaşık 13 sene önce tüm zorluklara rağmen sevdiğim kişi ile evlendim fakat evlendikten 6 Yıl  sonra da çocuğumuz olmayınca Medikal park hastanesine gittik, gerekli tahlillerden sonra canlı sperm bulunamadığı için mikro tese ameliyatına karar verildi!
Eşim iğneler ile hazır duruma getirildi fakat ameliyatta canlı sperm bulunamadığı için tüm çabalar boş yere gitti! Bu durumun psikolojik sorunlarını tahmin ediyorum forumda bazı arkadaşlar da yaşamıştır!

Ameliyat esnasında testis den bir parça alarak tahlile gönderildiği söylendi ve tahlil sonucunda da canlı sperm bulunamadığı gibi bilgi verildi!

Şimdi öncelikle size sorum şu, ben şimdi azosperm hastasımıyım!?

Şu aşamada ne yapmam gerekiyor bilmiyorum! Bildiğim tek şey, bu iş para kapısı olduğu için hangi kliniğe gitsem beni tekrar mikro tese ameliyatına sokmak isteyecek!

Arkadaşlar ne yapacağımı bilmiyorum ve konu hakkında yardımcı olmanızı önemle rica ediyorum.

Allah hepimize şifa versin inşallah. Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim..

Bu konuyu yazdır

  Şeker Kullanımı
Yazar: Umut - 24-05-2019, Saat: 04:17 - Forum: Tedavi Önerileri ve Faydalı Bilgiler - Yorum Yok

Şeker ve erkek doğurganlığı
Z5gjdA.png
Doğurganlık söz konusu olduğunda, bir kadının sağlığı göz önünde bulundurulması gereken tek şey değildir, erkeklerin sağlığı açısından bebekler için olduğu kadar önemlidir.
Genetiği, yaşam tarzını ve diyeti içeren doğurganlığı etkileyen birçok faktör vardır. Spermin sağlığı, erkek doğurganlığında, konsantrasyon (sperm sayısı), morfoloji (sperm şekli ve büyüklüğü), motilite (spermin hareket kabiliyeti) ve semen hacmini içeren belirteçleri olan birincil faktördür.
Ve tatlı şeylerin çok fazlası küçük yüzücüler için başını belaya sokuyor.


Şeker ve sperm
Eklenen şeker ve şekerli içecek tüketiminin artması da dahil olmak üzere, dişinin kalitesiz bir diyetinin, düşük yumurta kalitesi ve hamilelik sonuçları ile bağlantısı olmuştur .
Erkekler için araştırmalar, şekerli tatlandırılmış içecek tüketiminin, aksi takdirde sağlıklı genç erkeklerde düşük sperm hareketliliği ile ilişkili olduğunu, (1)ve kafeinli enerji ve alkolsüz içecekler tüketen erkeklerin doğurganlıkta azalma yaşayabileceğini buldu. (2)
Danimarka'da, şekerli içecekler içmeyen erkeklerle karşılaştırıldığında, araştırmacılar günde 1 litre veya daha fazla şekerli şekerli içecek tüketenlerin (özellikle kolada) sperm konsantrasyonunu ve toplam sperm sayısını azalttığını buldular. (3)
Günde 1 litre çok geliyor, değil mi? Eh, bu 2x 600ml'den daha az miktarda kola şişesidir, çoğu kişi için tüketmesi kolaydır.
Belki de daha önemlisi, son zamanlarda yapılan bir araştırma, günde en az bir meşrubat tüketen erkeklerin, eşleriyle başarılı bir şekilde hamile kalma olasılıklarının aylık% 33 daha düşük olduğunu tespit etti. Kadınlar% 25 daha düşük bir şansa sahip bulundu. Hem erkek hem de kadınlar için, alkolsüz içecek alımı% 20 azalmayla ilişkilendirildi.
Baş etüt yazarı Elizabeth Hatch, “Şekerli tatlandırılmış içeceklerin alımı ile düşük doğurganlık arasında, obezite, kafein alımı, alkol, sigara ve genel diyet kalitesi dahil olmak üzere birçok faktör kontrol edildikten sonra tutarlı olan pozitif ilişkiler bulduk” dedi.
“Hamileliği planlayan çiftler, özellikle diğer olumsuz sağlık etkileriyle de ilgili oldukları için, bu içeceklerin tüketimini sınırlamayı düşünebilirler.” (4)
Ayrıca, kontrolsüz kan şekeri, tip 1 ve tip 2 diyabetli erkekler kısırlık sorunları için daha fazla risk altındadır. Bunlar erektil disfonksiyon, gecikmeli boşalma, ters boşalma, düşük sperm kalitesi ve düşük testosteron seviyelerini içerebilir. (5) Sorun, gen ifadesini ve fonksiyonunu değiştirebilir ve gelecekteki yavrular tarafından miras alınabilir. (6)
Doğurganlık için yiyecek
Neyse ki, ne yemeyi seçerseniz, erkek doğurganlığı ile doğrudan veya dolaylı olarak ilgili olsun, sağlığın birçok yönüne yardımcı olabilir. Aslında, semen kalitesi daha iyi bir diyetle artar. (7-8)
Şunları da düşünün : (7-9)

  • Ceviz, keten ve chia tohumlarında ve yağlı sardunyalar gibi yağlı balıklarda bulunanlar gibi sağlıklı yağlar
  • Sağlıklı protein, özellikle kabak çekirdeği, yer fıstığı, baklagiller, bezelye ve mercimek gibi baklagiller gibi iyi amino asit arginin kaynakları ve kümes hayvanları dahil bazı hayvansal ürünler *
  • Çok çeşitli renkli sebzeler ve bazı meyveler
  • Aşağıdakiler dahil antioksidanlar açısından zengin gıdalar:
    • kivi ve kırmızı biber gibi C vitamini
    • yeşil yapraklı sebzeler ve avokado gibi E vitamini
    • Ringa balığı ve susam gibi CoQ10
  • İstiridye, et ve kümes hayvanları *, fındık, tohum ve baklagiller gibi çinko bakımından zengin yiyecekler
  • B vitaminleri yönünden zengin besinler, özellikle:
    • yaprak yeşil sebzeler gibi folat (B9 vitamini)
    • et ve kümes hayvanları gibi B12 vitamini *
  • Sebze ve kepekli tahıllardan elde edilen lifler veya yazıldığından, çavdar, kinoa ve karabuğday gibi sözde taneler
  • Su ve bolca.

Sınırlamayı veya bunlardan kaçınmayı düşünün :

  • Özellikle şekerli içeceklerden günde 6 çay kaşığı (25 g) fazla şeker ilave edildi
  • Trans yağlar ve derin yağda kızartılmış besinler
  • Yapay renkler ve tatlar
  • Ağır işlenmiş tahıllar ve beyaz un ve hamur işleri gibi unlar
  • Şarküteri etleri gibi ağır işlenmiş et ürünleri
  • Makul ve mümkün olduğunda, pestisitler, sıvı kimyasallar, plastikler ve çevremizdeki diğer zararlı maddelerle temas kurun.

Dikkate alınması gereken yaşam tarzı faktörleri, stresi yönetmek, kaliteli uyku almak, kullanımı sınırlandırmak veya alkol, uyuşturucu ve sigara alımını sınırlandırmak, her gün egzersiz yapmak ve sağlıklı, anlamlı ilişkileri sürdürmektir.
Dikkate alınacak yukarıda belirtilen diyet ve yaşam tarzı faktörleri olsa da, gebe kalmaya çalışıyorsanız, gebe kalmakta güçlük çekiyorsanız veya doğurganlığı etkileyebilecek ilaçları araştırıyorsanız doktorunuza danışmanız önemlidir.
Son olarak, iyi yemek yemek ve içmek aynı zamanda bebeği taşıyacak olan eşe, hamile kalmadan önce ve hamile kalmadan önce aynı şeyi yapmada yardımcı olacaktır. Bu, hane halkının beslenme alışkanlıklarında olumlu bir kaymaya yol açarak, vücutlarını, beynini ve genel gelişimlerini besleyerek gelecekteki böcekleri etkileyebilir. Kazan-kazan!
Angela Johnson (BHSc Nut. Med) adlı geliştiriciden
* Mümkün olan her yerde etik ve sürdürülebilir şekilde yetiştirilen hayvansal ürünleri seçin.
 
Referanslar


  1. Chiu, YH ve diğ. 2014, 'Genç erkeklerde semen kalitesi ve üreme hormonu seviyelerine bağlı olarak şekerli şekerli içecek alımı', Human Reproduction, vol. 29, hayır. 7, sayfa 1575-1584.
  2. Wesselink, AK ve diğ. 2016, 'Kafeinli ve kafeinli bir içecek tüketiminde tüketim öncesi ve fecundability',  Üreme toksikolojisi , vol. 62, sayfa 39-45.
  3. Jensen, TK ve diğ. 2010, '2,554 genç Danimarkalı erkek nüfusunda kafein alımı ve sperma kalitesi', Amerikan Epidemiyoloji Dergisi , vol. 171, hayır. 8, sayfa 883-91.
  4. Hatch, E ve diğ. 2018, 'Bir Kuzey Amerika Önyargı Kohortunda Şekerli Tatlandırılmış İçeceklerin Alımı ve Verimliliği', Epidemiyoloji, cilt. 29, hayır. 3, sayfa 369-378.
  5. Diabetes UK 2018, Erkeklerde Kısırlık , 18 Eylül 2018'de görüntülendi, <https://www.diabetes.co.uk/pregnancy-complications/infertility-in-men.html >
  6. Ding, GL ve diğ. 2015, 'Spermatogenezde diyabetin erkek fertilitesi ve epigenetik düzenleme üzerine etkisi', Asya Androloji Dergisi, vol. 17, hayır. 6, sayfa 948-953.
  7. Gaskins, AJ ve diğ. 2012, 'Genç erkeklerde diyet kalıpları ve semen kalitesi', İnsan Üreme , cilt. 27, hayır. 10, sayfa 2899-2907.
  8. Gaskins, AJ & Chavarro, JE 2018, 'Diyet ve doğurganlık: bir inceleme',  Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Dergisi , vol. 218, hayır. 4, sayfa 379-389'da açıklanmaktadır.
  9. Hechtman, L 2012, Klinik Naturopatik Tıp , Churchill Livingstone, Chatswood, NSW

Kaynak: https://thatsugarmovement.com/sugar-and-male-fertility/

Bu konuyu yazdır